BLOGGER TEMPLATES AND TWITTER BACKGROUNDS

30 Nisan 2015 Perşembe

Koleksiyon İstanbul Tiryaki Acem Çay Bardakları

Ne zamandır çeyizlik alışveriş yapmıyorum, eve bişeyler aldım aslında ama onlarla da blogu güncellemek istemedim. Nihayet dün çeyiz için birşeyler beğenip alınca bugün yeniden kavuştuk sayın okuyucu:)

Günlük kullanım için çay bardağı seti almamıştım. 2 kişilik Defne Koz, 2 Kişilik Faruk Malhan tasarımı çay bardaklarım ve 6 kişilik de Behiç Ak'ın elde yıkanması gereken İstanbul desenli çay bardaklarım vardı ama o kadar. Şöyle ki, ben biraz huylu bir tipim. Kahvaltıda çayı çay fincanında içmeyi tercih ederken, akşam yemeğinin üstüne içilen keyif çaylarında ince belli bardak ararım. Evrim için sıkıntı yok, fincan/kupa tercih sebebidir ama mırın kırın da etmez, ne verirsen onda içer garibim:) Epeydir Koleksiyonun bu kısa boylu Tiryaki bardaklarını beğeniyordum, ama hangi seti alacağıma karar verememiştim. Sonuçta klasik acem, mavi renkli sette karar kıldım.


14 Nisan 2015 Salı

Çeyizimin Suluboya Tablosu ve Çocuk Odasına Resimler!

Sizin hic anilarinizi resmeden oldu mu? Pitircik arkadasim Kubra, Evrim'le bizi Piazza Navona'da cizdi. Isterseniz sizin de anilarinizi, ya da hayallerinizi cizebilir (benden selam söylemeyi unutmayın:)



Kübra aslında çocuk odalarına, çocukların hayal ettiklerini  resmeden Boğaziçili bir endüstri mühendisi, minik Cevcev'in annesi ve benim de canım arkadaşım:) Geçen seneye kadar İtalya'da, Napoli'de yaşıyorlardı. Evrim'le Roma'ya gezmeye gittiğimizde bizim için o kadar yolu tepip Roma'ya gelmişler ve bizi çok güzel ağırlamışlardı. Ondan ileride evimize asmak için, çok keyif aldığımız Roma tatilimizi resmeden bir çalışma yapmasını rica ettim. Mekan olarak Roma'da en çok etkilendiğim meydan olarak Piazza Navona'yı seçtim. Gerisini Kübra'nın ilhamına bıraktım:) ve ortaya bu güzellik çıktı.

Bunun yanı sıra Kübra'nın daha önce başka çocukların hayallerinden yola çıkarak yaptığı resimlerden bazılarını seçtim ve a3 ve a4 boyutlarında posterlerini yapmasını rica ettim. Elime ulaştıklarında fotoğraflayacağım, müstakbel çocuk odamızın bir duvarını asimetrik bir biçimde bu posterlerle kaplamayı düşünüyorum, hem müstakbel çocuğumuzun, hem de ona masallar uydurmaya çalışırken bizim hayal gücümüzü geliştirmek açısından epey faydalı bir alışveriş olduğuna inanıyorum:)

Siz de iletişim kurmak ve diğer çalışmalarını görmek isterseniz Kübra'nın instagram hesabını takibe alabilirsiniz: https://instagram.com/cocukodasinaresimler/

Veya bloguna ışınlanabilirsiniz: https://cocukodasinaresimler.wordpress.com/

4 Nisan 2015 Cumartesi

Narin Metal Alışverişleri: Havana Kahve Kaşıkları ve Have Some Cake?

Çeyizime katılan son elemanları takdim edeyim sizlere: coffee, morning ve happiness yazan 12'li kahve kaşıklarım ve have some cake? yazan pasta spatulası&bıçağı ikilisi:)




3 Nisan 2015 Cuma

Bambum Alışverişlerim: Servis Tahtaları

İnstagramda #sunumonemlidir hashtag'ini takip ediyorsanız biliyorsunuz ki dönen servis tablası olmayan gelini dövüyorlar:) Özellikle kahvaltı sunumlarında oldukça sık kullanılan bu döner tablaları gelinler çoğunlukla  ya İkea'dan ya da Bambum'dan alıyor. Benim evime yakın bir İkea olmadığından, zaten de İkea'nın vıcır vıcır insan kalabalığı ortamına tahammül edemediğimden çeyizimde bir tane bile İkea ürünü olmadığını farketmişsinizdir. İsviçre'deki evim tepeden tırnağa İkea idi, o sebeple İkea'ya doymuş da olabilirim bilmiyorum ama beni pek çekmiyor nedense. Neyse, döner servis tablasına geleyim. Ben Bambum'un Fiesta isimli döner servis tablasını aldım. Bir de taş döner tabla vardı, çok şık görünmesine rağmen daha önce kırık gelip bütün diğer siparişlerimi de simsiyah toza bulayan Nevada servis tablası vakasından sonra online Taşev alışverişine tövbeliyim, o yüzden o yana doğru yanaşmadım bile:)




Ölçüleri: 35x35x3.8

Ayrıca Riba isimli ayaklı dikdörtgen tablanın da küçük boyunu aldım, yine kahvaltılarda kullanmak üzere:




 Ölçüleri: 24X15X3,2

1 Nisan 2015 Çarşamba

Japon Global 14 cm Sebze Bıçağı

Biliyorsunuz, uzun zamandır elime uygun kısa saplı, Japon Global marka bir şef bıçağı sayıklayıp duruyordum. Aslında Zwilling'den aldığımız bıçak setinde bir büyük şef bıçağı var ve daha sonra Wüsthof'tan da orta boy bir santoku almıştım hatırlarsanız ama kendi elime uygun, daha ufak, daha tombul, tercihen 13 cm2lik santokulardan istiyordum fakat Crate&Barrel'ın tedarik etmesini beklerken kurudum gittim! Geçenlerde 1v1y'de mutfaklarda dünya markaları diye bir kampanya vardı. Baktım Global'in de bazı bıçakları mevcut, hem de Evmanya'dakinden çok daha uygun fiyata. Aşağıdaki Nakiri ve Santoku karışımı  tipli sebze bıçağını 119 liraya aldım. Gerçekten inanılmaz bir fiyat, Global'in Türkiye pazarındaki fiyatlarını düşününce! İşin garip tarafı sadece benim istediğim boy bu kadar ucuzdu. 11 cm olanı 189 liraydı mesela, daha küçük ve kullanışsız olmasına rağmen! Bunu yukarıdakinin bir tür "al al sen onu" işareti olarak algıladım ve hemen attım sepete:) (yeterlilik stresinden kafayı yemiş ve hırsımı kredi kartı limitimden alıyor da olabilirdim, bilemiyorum. ama tabir-i caize gerçekten "göçtüm". bir süre yeni alışveriş yapmayıp kredi kartı limitimi yeniden boşaltmam gerek. çünkü almanya öncesi kartımda borç bırakmak istemiyorum maaşım eksiksiz kalsın hesabıma.)

Japon çeliği tercih etmemin sebebi alman bıçaklarına göre daha hafif ve daha keskin olmaları. Bir kadın eline daha uygun. Küt ucu sebebiyle daha ziyade bir "kıyma, inceltme" bıçağı. Zaten dikkat ettiyseniz formu da alçak bir tahterevalli gibi, fazla havaya kaldırmadan salınım yapmaya uygun, kesme tahtası üzerinde kolay hareket eden bir bıçak. Bu sebeple kullanırken dikkat! parmaklar her an gidebilir:) Tüm japon bıçakları için aynı şeyi söyleyemem tabi ama bu modelin daha ziyade profesyonellerin tercih etmesi gereken bir bıçak olduğunu söyleyebilirim. Mutfakta daha deneyimsiz olanların eline uygun boyutta alman ekolünden bir bıçak almaları en iyisi. Alman bıçaklarının uçları sivri ve havadadır mesela, formları da daha  kabza kısmında daha düz, bıçak kısmında daha yuvarlak ve uca doğru gittikçe yükselen tarzda. Japon bıçaklarına göre daha ağırlar,sert şeyleri kesmeye biraz daha uygunlar. Keskinlikleri japonlarla yarışamaz yalnız. Ne aradığınızı iyi bilerek almanız lazım bu tip bıçakları yoksa çekmecede harcanır giderler:)


Benimse muhtemelen mutfakta en sık kullanacağım bıçak bu olacak. Kendimi bununla soğanları incecik kıyarken hayal edebiliyorum bile şimdiden! Evrimse Zwilling'in büyük şef bıçağını tercih edecektir, o daha büyük ve ağır bıçaklarla doğrama yapmaktan hoşlanıyor.

Not: japon bıçağı alırsanız, cam veya mermer kesme tahtası üzerinde kullanmamaya dikkat edin. Alman bıçakları kadar kalın olmadıkları için körelmeye de daha müsait olurlar ve tercihen ahşap kesme tahtası üzerinde daha uzun süre keskinlik performansı alırsınız. Bilemek için de masattan ziyade bileme taşı daha uygun.

Bir gün zengin olursam Shun'un kemik saplı, çekiç izleriyle dolu çünkü elde dövülmüş Premier serisinden bir takım yapmak isterim. O zamana dek bu bıçak konusunu da bir daha açılmamak üzere kapatıyorum. "Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı" diyenlere de Sürbisa, Yatağan Çeliği, Bursa Çeliği, Çulpan bıçaklarını öneriyorum:) Esen kalın!

Japon Marka Paslanmaz Çelik Bıçak 14 Cm, Hafif Bulaşık Deterjanı Ve Bol Su İle Elde Yıkanması, Yıkama İşlemini Takiben Havlu İle Kurulanması Önerilmektedir. Bulaşık Makinasında Yıkanması Kesinlikle Önerilmez. Dondurulmuş Gıdalar Ve Kemikleri Kesmeye Çalışmayınız.